Emekliler Sendikası tarafından yapılan açıklamada, emeklilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekilerek bir dizi talep sıralandı. Açıklamada, emeklilere sendika hakkı tanınması, her emekli maaşına seyyanen 20 bin TL artış yapılması ve en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşı seviyesine çıkarılması istendi.

Artvin’in Likapası Pastaya Dönüştü
Artvin’in Likapası Pastaya Dönüştü
İçeriği Görüntüle

Bunun yanı sıra açıklamada şu ifadelere yer verildi “Bayram İkramiyelerimizin yılda 4 defa asgari ücret seviyesinde verilmesi için, intibak yasasının çıkarılması için, sandık Emeklilerine de bayram ikramiyesi verilmesi için, sağlığın kolay erişebilir ve katkı paylarının kaldırılması için, evi olmayan emeklilerimize kira yardımı yapılması için, 5510 sayılı yasa kaldırılmalı ve sosyal tarafların muhatabı ile yeni bir emeklilik yasasının çıkarılması için, EYT li Emekçilerin 1 günde 17 yıl kaybetmemeleri ve adil düzenleme yapılması için, hak - hukuk - adalet için, otokrasi değil - demokrasi için, ne darbe ne dikta - demokratik Türkiye için tüm emeklilerin sendikası ailesini ve emeklilerimizi 1 Mayıs ta tüm emeklilerin sendikası kortejine katılmaya ve taleplerimiz için mücadeleye çağırıyoruz.”

1 Mayıs Için Birlik Çağrısı (1)

“Birlik olursak kazanırız”
Sol Parti’nin açıklamasında ise mevcut ekonomik ve siyasi düzen eleştirilerek, yoksulluk ve eşitsizliğin arttığı vurgulandı. Açıklamada, “Ülkemiz NATO'nun ve ABD emperyalizminin ileri karakolu haline getiriyorlar! Bu düzen milyonların açlığıyla beslenen, yoksulluğu büyüten, bir sömürü düzenidir! Kurdukları bu çürümüş düzeni ayakta tutmak için; yalanla, zorbalıkla, baskıyla, hileyle yönetiyorlar! Ama artık yeter! Bu karanlığa teslim olmayacağız! Hayatlarımızı, ülkemizi, geleceğimizi bu düzene bırakmayacağız! Denizlerden, Mahirlerden öğrendik. Direnen halk yenilmez! Omuz omuza verdiğimizde, aynı safta yürüdüğümüzde, kendi kaderimizi ellerimize aldığımızda hiçbir güç karşımızda duramaz! Birlik olursak kazanırız! 1 Mayıs'ta birliğin gücünü, dayanışmanın kudretini, halkın iradesini meydanlarda haykıralım! Çürümüş, tükenmiş, aciz içinde savrulan bu iktidarın karşısına eşitliğin, özgürlüğün, kardeşliğin Türkiye'siyle çıkalım! Daha adil, daha özgür, daha eşit, bağımsız ve laik bir ülke için 1 Mayıs'ta birlikte yürüyelim!”

“Savaş ve yoksulluk kader değil”
Halkevleri tarafından yapılan açıklamada ise küresel ve bölgesel çatışmalara dikkat çekildi. Ortadoğu’daki savaşların ekonomik çıkarlarla bağlantılı olduğu ifade edilerek bu süreçlerin yoksulluğu derinleştirdiği belirtildi.

Açıklamada, “Bölgemizde ve dünyanın genelinde savaşlar bitmek bilmezken her birimiz evlerimizde, işyerimizde bir yaşam kavgası veriyoruz. Bölgemizdeki savaşı Trump'ın çılgınlığı gibi sunuyorlar. Tüm bu akan kanın, yıkımın, birkaç diktatörün iki dudağından çıkan sözle sürdüğüne inanmamızı istiyorlar. Oysa biliyoruz ki sermayenin, silah ve enerji tekellerinin bitmek bilmez kâr hırsı Ortadoğu'yu, dünyayı savaş ve çatışma alanına çeviriyor. Gazze bombalanıyor, İran bombalanıyor, Lübnan bombalanıyor, silah tekellerinin, enerji tekellerinin kârına kâr katılıyor. Sermayenin bugünkü çıkarlarına uygun bir düzen kurulsun isteniyor. Ortadoğu'daki savaş, işbirlikçi iktidarlar eliyle büyüyor. Saray iktidarı, NATO ile askeri ve ekonomik bağımlılık ilişkilerini derinleştirirken savaşın parçası oluyor. Adana'da yeni bir NATO Çokuluslu Kolordusu ve Beykoz'da da bir Deniz Unsur Komutanlığı kuruluyor. Emperyalist işbirlikçilik, savaşın suç ortaklığı devam ediyor. İran'dan geldiği söylenen füzelere karşı "NATO bizi koruyor" diyorlar. Koca bir yalan! NATO sermayenin düzeninin bekçiliğini yapıyor. Savaş ve işgal topraklarımızda, savaş yoksulluğumuzla evlerimizde Işgal ve yağma sadece bombayla, IHA-SIHA ile ya da sadece Türkiye sınırları dışında devam etmiyor. Türkiye'nin dört bir yanının maden şirketlerine peşkeş çekilmesiyle, doğa ve kaynak talanıyla, emeğimizi yağmalayan organize sanayi bölgeleriyle ülkemizde de devam ediyor. Savaşların maliyetini savaş coğrafyasında, dünyanın dört bir yanında ve Türkiye'de derinleşen yoksullukla ödüyoruz. Savaş mutfağımızda da yaşanıyor. Her gün yaşamsal ihtiyaçlarımıza zam üstüne zam gelirken ücretlerimiz düşüyor, işsizlik artıyor. Bu bir kader değil. Sermaye düzeninin savaşında onlar zenginleşirken bizler yoksullaşıyoruz. Tam da istedikleri gibi bizim yoksulluğumuz onların zenginliği demek. Bu nedenle işbirlikçi Saray iktidarı "iç cephe tahkimi" diyerek halka baskıyı artırıyor. Direnen işçilere, kadınlara, gerçekleri yazan gazetecilere, üniversite öğrencilerine, seçilmiş belediye başkanlarına, muhalefete baskılar artıyor. Farklı biçimler alsa da tek bir savaş var: Sermayeyle emeğin, yaşamı Üretenlerle sömürenlerin, yoksullar ve onların emeğiyle sömürenlerin savaşı. Bu savaşta safımızı alıyoruz. 1 Mayıs'ta emeğini sesini yükseltiyoruz. Haydi yoksulların, emeğin bayrağını yükseltmeye, Haydi 1 Mayıs'a! Dünyanın dört bir yanında işçiler emekçiler 1 Mayıs'ta emeğin sözünü söylemek, emeğin bayrağını yükseltmeye hazırlanıyor. Emperyalizme, savaşa, yoksulluğa, halkları yok sayan diktatörlere karşı sözümüz ortak: Savaş ve yoksulluk kader değil. Yoksulluğa, sömürüye son demek için 1 Mayıs'ta alanlara, Savaşa, işgale son demek için 1 Mayıs'ta alanlara, "NATO Defol!" demek için 1 Mayıs'ta alanlara, Direnen halklarla dayanışmak için 1 Mayıs'ta alanlara, Saraya karşı halkın hakları bayrağını yükseltmek için 1 Mayıs'ta alanlara, Yaşamı üretenler, emekçiler; emeğin egemen olduğu bir dünya ve ülke için haydi emeğin saflarına, 1 Mayıs'a!” ifadelerine yer verildi.

1 Mayıs Için Birlik Çağrısı (3)

Muhabir: Ümran KARA