Ardanuçlu besiciler, hem hayvan sayısının azaldığını hem de vatandaşın alım gücünün düşmesi nedeniyle kurbanlık satışlarının durma noktasına geldiğini söyledi. Ardanuç’ta uzun yıllardır besicilik yapan Tarık Bozkurt, geçen yıl aynı dönemde 22 kurbanlık sattığını ancak bu yıl hazırladığı 10 kurbanlığı da satamayacağını anlayınca yeniden sürüye kattığını belirtti. Günlük yem maliyetinin en az 4 bin lirayı bulduğunu ifade eden Bozkurt, artan giderler nedeniyle hayvan sayısını 140’tan 50’ye düşürdüğünü söyledi.

Damızlık hayvan yetiştiriciliği yaptığını belirten Bozkurt, sezon sonunda elindeki hayvanları tamamen bırakmayı düşündüğünü anlatarak, “138 ton ot yedirdim. Bahar geç geldiği için 10 ton daha yem almak zorunda kaldım. Ama artık bunun altından kalkamıyoruz. Çocuklarıma da bu işi tavsiye etmiyorum” dedi.

“Sevgi Varsa Engel Yoktur”
“Sevgi Varsa Engel Yoktur”
İçeriği Görüntüle

Çoban maliyetlerinin de ciddi yük oluşturduğunu belirten Bozkurt, aylık 65-70 bin lira talep edildiğini, bu nedenle hayvanları kendisinin otlattığını söyledi. Daha önce 150-200 dönüm arazi ekip biçtiğini ancak yüksek mazot ve tarım giderleri nedeniyle üretimi azalttığını ifade eden Bozkurt, “Ayrıca bu yıl bahar geç geldiği için 10 ton daha yem aldım. Buna rağmen artık altından kalkamıyoruz. Çocuklarıma da bu işi tavsiye etmiyorum. Yazın kendi imkânlarımızla otlatacağız, çoban da tutmuyoruz. Çünkü 65–70 bin lira istiyorlar. 50 hayvana bu parayı vermem mümkün değil. O yüzden kendim gidip otlatıyorum. Daha önce 150–200 dönüm tarla ekiyordum, artık onu da bıraktım. Mazot 85 lira oldu, maliyet çok yüksek. Sürme, tırmık, ekim, biçim, patos hepsi ciddi masraf. 280 dönüm arazim var ama işleyemiyoruz. Kendi yerimizden bile otu parayla alıyoruz. Tırmık 2 bin lira, geçen sene 30 liraydı. Makine bende olsa bile önemli değil, vatandaş da kullanamıyor. Şap aşısından dolayı da çok sıkıntı yaşıyoruz. En az 10 hayvanım yürüyemiyor. Doğumlarda büyük zarar gördüm. 30 ineğim vardı, ancak 18’i doğum yaptı. Doğanlardan bazıları da öldü. Hastalık sürüde ciddi zarar bıraktı. Hayvanlar verim vermiyor. Et fiyatı yüksek gibi görünse de bizi kurtarmıyor. Yem fiyatı 7,5 liradan 1100 liraya çıktı. Bir çuval yemle artık hiçbir şey yapılamıyor. Bu yüzden kurban işini de bıraktım. 140–150 bin lira fiyat söyleyince vatandaş almıyor. Satamadığımız hayvanı geri getiriyoruz, sonra senetle, vadeyle satmaya çalışıyoruz. İşimiz çok zor. Ne olacağı belli değil. Bir yandan büyüyor gibi görünüyoruz, bir yandan geri gidiyoruz. Bölgemizde maden konusu da var. Eğer hayvancılık da biterse, burada ne yaparız bilmiyoruz” dedi.

Artan Maliyetler Besiciyi Bitiriyor (1)

Ardanuçlu besici ve yem satıcısı Fuat Salan da besiciliğin her geçen gün daha da zorlaştığını söyledi. Besicilik yapanların birer birer sektörden çekildiğini ifade eden Salan, “Etin kilosunu yaklaşık 600 liraya mal ediyoruz, 650 liraya kestiriyoruz. İlçede besicilik yapan arkadaşların çoğu işi bıraktı. Şu anda sadece 2-3 kişi kaldık” dedi.

Vatandaşın alım gücünün düştüğünü kaydeden Salan, “Geçen yıl hayvanlarımın büyük bölümünü bu zamana kadar satmıştım. Bu yıl ise geçen yılın yarısı kadar hayvan bağladım. Onların da yarısı hâlâ elimde duruyor. Vatandaşın alım gücü kalmadı. Ben hayvanları pazara da çıkarmıyorum. Pazarlarda durum daha da kötü. Hayvanı pazara götürüp satamazsam geri getiriyorum. Bu da yeniden besi maliyeti demek. Yer parası, araç parası, nakliye ve işçi giderleri derken her şey ayrı bir maliyet oluşturuyor. Faizler çok yüksek olduğu için kimse yatırım yapmak istemiyor. İnsanlar parasını faize koyup yüzde 50 kazanç elde ediyor. Ben yem de satıyorum ama buna rağmen yetişemiyorum. Yem fiyatları, ot ve saman maliyetleri çok yüksek. Hayvana yedirdiğimiz yemden elde ettiğimiz gelir, çoğu zaman maliyeti bile karşılamıyor. Örneğin 10 milyon lira yatırım yapıyorsam, en fazla 3 milyon lira kâr edebiliyorum. O para faizde, altında ya da dövizde olsa belki 1,5-2 milyon lira getirisi olacak ve hiçbir emek harcanmayacak. Büyük besicilerin çoğu sektörden çekildi. Paralarını bankaya, altına ya da dövize yatırdılar. Çünkü bu ülkede çalışan değil, parasını bekleten kazanıyor. Üretici neredeyse kalmadı. Kendi köyümde 3 yıl önce meraya 350 büyükbaş hayvan çıkıyordu. Bu yıl ise sadece 170 hayvan çıktı. Yaklaşık 150 hayvan artık yok.”

Artan Maliyetler Besiciyi Bitiriyor (3)

Muhabir: Ümran KARA